“Ben matematikte kötüyüm” demesin: Çocuklarda matematik kaygısını önlemek

“Ben matematikte hiç iyi değildim” cümlesi yetişkinlerin ağzından sıkça çıkar ve çocuklar bunu duyar. Matematik kaygısı, matematikle karşılaşıldığında hissedilen gerginlik ve korkudur; erken yaşta başlayabilir ve performansı olumsuz etkileyebilir. İyi haber şu: Evdeki tutum bunu önlemede büyük rol oynar.
Kaygı nasıl oluşur?
- Hızlı cevap baskısı
- Hata yapınca eleştirilme
- Kıyaslanma
- Yetişkinlerin matematikle ilgili olumsuz cümleleri
- Anlamadan ezberleme
Kullandığınız dile dikkat
Kaçının: “Matematik zordur”, “Ben de hiç anlamazdım”, “Bazı insanlar matematik kafalı değildir.”
Tercih edin: “Bu biraz uğraştırıcı ama çalıştıkça kolaylaşacak”, “Hadi birlikte çözelim”, “Yanlış cevap da bize bir şey öğretir.”
Hızdan çok anlama
Zamanla yarışılan çalışmalar bazı çocuklarda kaygıyı artırabilir. Önce anlamaya, sonra akıcılığa odaklanın. “Nasıl buldun?” sorusu, cevabın kendisinden daha değerlidir.
Matematiği oyunla buluşturun
Kutu oyunları, kart oyunları, mutfakta ölçme, alışverişte hesap… Matematiğin günlük hayatta keyifli bir parça olduğunu görmek, onu bir sınav konusundan çıkarır.
Hata normaldir
Hata yapmaktan korkan çocuk denemekten kaçınır. Kendi hatalarınızı da göstermekten çekinmeyin: “Hmm, burada yanlış saymışım, bir daha bakalım.” Çabayı övmek yazımızdaki yaklaşım matematik için de geçerli.
Ne zaman destek almalı?
Çocuk matematikle ilgili belirgin bir korku ya da kaçınma gösteriyorsa, sayı kavramlarında yaşıtlarından belirgin geride kalıyorsa öğretmeniyle görüşmenizi öneririz.